BİR KİMSESİZ KADIN

admin     05-02-21     Genel     BİR KİMSESİZ KADIN     72 Defa Okundu

Bir iş çıkışı saat sekiz civarlarında iş arkadaşlarıyla günün yorgunluğunu atmak için bir çay molası vermek için Sultanahmet’in otantik kafelerinden birine doğru yol aldık.sohbetgulum ailesi olarak.Ama maalesef tüm masalar doluydu…Mecburen farklı bir cafeye de uğradık ama hafta sonu yoğunluğuna turist kafilelerinin de rezarvasyonu eklenince boş bir masa bulmak çok zordu.Arkadaşlarım yeni bir kafeye daha boş masa bulmak için içeri girerlerken bende arabanın içinde park yeri sorunu olacagından inmeyip arabayı bekledim.sohebetgulum sunucumuza girerek az da olsa dostlarla chat yapdım.Hava biraz soğuktu. Sonbaharın son demi kışın başlangıc zamanıydı.Arabanın içinde otururken karanlıkta bir gölge gördüm ne yalan söyleyeyim biraz da ürktüm ne olur olmaz diye hemen arabanın kilidine basarak arabayı kilitledim..Bir taraftan da o gölgeye bakıyordum hayvan mı yoksa insan mıydı bu gölge diye.Sultanahmet’te ki bu eski tarihi yapının zamanla kurumuş hayrat çesmesinin gölgesinde elli küsur yaşlarında üstü başı karalarda kat kat hırpani kıyafetler içinde saçı başı birbirine karışmış kadın mı erkek mi zor ayırt edilen birinin gölgesiydi bu karanlıktaki suret..Uzun uzun baktım sonra farkettim ki bu bir kadındı. Bu kadın eğilmiş çeşmenin oluğunun altına bir şeyler seriyordu. Bende o kadını izleyerek gecenin bir vakti orada ne işi olduğunu anlamaya çalışıyordum.Olur ya belkide buralara bir yerlere uyuşturucu falan saklıyordu.Baktım ki o çeşmenin daracık alanına bir battaniye serdi o zaman anladım ki o kadın bu hizbe yere sığınmıştı.Biraz merakla biraz da ürkerek yanına gittim kadın beni görünce irkildi._”Selamün aleyküm abla korkma benden sana zarar gelmez” dedim.Ürkek gözleriyle kocaman bana bakınca yine içimi bir ürperdi aldı.Ama içimde ki merak duygusuyla elimdeki pet şişedeki suyu uzattım;_Su ister misin abla dedim.Aldı elimden suyu hepsini dikti kafasına belli ki çok susamıştı. _Abla kimin kimsen yok mu senin ? dedim.Cevap vermedi sonra tekrar bir cesaretle sordum ;_ Abla ya kadın başına burada tek başına sen ne yapıyorsun? Korkmuyor musun, istersen polisi arayayım gelsin olmaz mı? Aniden bana kızarak ;_Polis yok polis yok sevmiyorum ben polis diyerek üstüme yürüdü. O’nu sakinlestirmem gerekliydi. Yoksa akıllımı delimi olduğu belli olmayan bu kadın bana zarar verebilirdi. _Tamam tamam polis yok bak telefonu koydum çantama dedim.Yanına yaklaştım hafif bir tebessümle; _Yokmu senin kimsen? _”Vardı vardı gittiler kuş olup uçtular”dedi.İçimden Allah dedim heralde bu kadının kafa gitmiş ama yinede içimde ki merakla;_Abla nere uçtular dedim onun dilinden._Cehenneme dedi.Bıraktılar analarını sokağa sonra kuş olup uçup gittiler cehenneme dedi.Üzüldüm anladım ki bu kadına evlatları sahip çıkmamış o’da sokaklarda sahipsizlikten ” yaşaya yaşaya” akıl melaikelerini yitirmişti.O’nunla konuşurken arkadaşlarım yanımıza geldi._”Hayırdır kim ki bu abla ?” dediler…_Kimsesiz garibin biri dedim.İçeriden gelen görevlinin biri;_Abla “elleşme kimseye zararı yok o garibin” orada yatar onun evide barkıda burası olmuş artık bizde akşamları artan yemeklerden ona veririz.Şimdi sen polisi arayıp onu yerinden etme.Onun evlatlarını sizler gibi bizde merak edip arayıp bulduk ama evlatları hiç ilgilenmediler. Onu kaç kez kimsesizler evine götürmüş polisler oda daralmış oradan defalarca kaçmış yani anlıyacağınız alışmış sokaklara siz en iyisi onu kendi haline bırakın gidin dedi görevli.Arkadaşlarla kalakaldık öylece hepimizin boğazına koca bir yumruk oturmuştu.Ne yapacağımızı,ne düşüneceğimizi o an hiç birimiz bilemedik.Sonra kendi kendimize en iyisi herkesin elinde ne varsaonu ortaya koysun bir günlük bile olsa otele götürelim teyzeyi rahat uyusun yıkansın paklansın nefes alsın dedik.Cebinizdeki paraları birlestirdik o teyzenin önce bir corbacıda karnını doyurduk sonra da otele götürüp otel parasını ödedik artanıyla da kadının cebine koyduk.Hepimiz suskunlasmış çay içecek halimiz cebimizde paramız da kalmamıştı ..O kadının o garip hali gözlerimizin önünden hiç gitmiyordu. İçimiz acımıştı. Saçma sapan şeylerden meğer ne çok dertleniyormuşuz oysa şükredecek ne çok şeyimiz varmış. Gözlerimiz de iki damla yaşla evlerimize dönünce haliyle bu durumdan etkilenerek sevdiklerimize sımsıkı sarıldık.Arada yine uğrarız o teyzenin yanına üç beş kuruş para verir eline bir kaçta kıyafet bırakırız . Elimizden daha iyi başka bir şeyde pek gelmez işte hele de o teyze çaresizlikten orayı mesken bellemişken..Zor hayatlardan bir örnekte işte o kadının hayatıydı…”Bir ana dokuz çocuğa bakar da dokuz çocuk bir anaya bakamaz” sözü ne doğruydu. Ne garip anasına babasına sahip çıkmayıp sokağa atanlar şu dünyada sanki hiç yaşlanmıyacak gibi yaşar dururlar da bir gün onlarında başına bunların gelebilecegini hiç hesaba katmazlar.Diyecek çok şey varda ne diyelim kısaca herşeyin hayırlısı işte..!

bizler sohbetgulum olarak siz değerli dostlara sunduk umarım az da olsa insanlık ne kadar önemli olduğunu siz değerli dostlarda ailenin önemini anlatabilmişizdir…..!!

Hayat bazen insanı öyle bir hale sokar zaman nasıl geçdi nasıl tek kaldın ve nasıl yanlızlıgınla bir köşede bir hiç olduğunu anlayamazsın.

sohbetgulum ailesi olarak siz degerli dostlara hayatın gerçekliğini ve yaşamın ne kadar da acımasız olduğunu bu hikayede olduğu gibi ve yanlızlıgın her an kapımızda olcağını bilmemiz gerek…

Etiketler

Sende Paylaş  Facebook    Tweet    Pinterest    Google+    Whatsapp  

Yorumlar (15 Yorum)

    Saçma sapan şeylerden meğer ne çok dertleniyormuşuz. Emegine saglık abi.

    Beyoğlu

    Uzun paylaşım için teşekkürler Roman Tadında okudum. Başarılarının Devamını dilerim

    Saçma sapan şeylerden meğer ne çok dertleniyormuşuz vede boşa üzülüyor uz saçma sapan şeyler için emeğine yüreğine sağlık sayın admin im

    iskender

    Herkese hayırlı cumalar hayırlı işler bol kazançlar 🙂

    iskender

    Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş. Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın?” diye sormuş.Zenginlik, “Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.” demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardım istemiş. “Kibir, lütfen bana yardım et!”, Kibir “Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.” diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: “Üzüntü, seninle geleyim.” Üzüntü “Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.” Mutluluk da Aşk’ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk’ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. “Gel Aşk! Seni yanıma alacağım…”Bu Aşk’tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk’a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi’ye sormuş: “Bana yardım eden kimdi?” Bilgi “O, Zaman’dı” diye cevap vermiş. “Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?” diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş:
    ( “Çünkü sadece Zaman Aşk’ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir” )

    Ya bu tur olaylar beni hep duygulandir ordakini insanlari kendim,annem ada yakın akrabalarınım yerine koyarım acaba biz bu halde olsak ne yapardık diye rabbim evladinda, eşin dostunda hayırlısını versin iyi ınsanlarla karşılaştırsin hep 🙁

    Her birimizin üstesinden gelmeye çalıştığı türlü sınavları var şu hayatta… Nitekim AllahBakara suresi 155.ayetinde Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla mallardan canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız derken dünyanın bir imtihan makamı olduğunu vurgular.
    Ama imtihanlar arasında öyle bir tanesi var ki yokluğu sabır varlığı sınama adı iseEVLATTIR.

    Kimimiz evlat sahibi olmayı çok ister bu uğurda her türlü çareyi ararız. Lakin bazen sonuç ısrarla değişmez ve kadın anne erkek de baba olma lütfuna erişemez kendilerini sanki bir enkazın altında nefessiz kalmış dipsiz kuyularda boğulmuş gibi hissederler…

    Allah Mal ve çocuklarınız sizin için birer imtihandır. Enfal/28
    Evlat her zaman insanın başını dik tutan değil kimi zaman yere eğen yani vezir değil rezil eden kimsedir. Allah çocukların bazen bizler için acı bir imtihandır 🙁
    O zaman hayırlı ya da hayırsız evlatlar çocuk zenginliğinde ya da yokluğunda kısacası başımıza gelen her bir acı tatlı olayda her zaman bir hikmet olduğunu unutmayalım…
    RABBİM HAKKIMIZDA HERŞEYİN HAYIRLISINI VERSİN ÖZELLİKLE EVLADIN HAYIRLISINI…

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?



SohbetGulum.Com

Sohbet sitesi insanların gündelik yaşamlarındaki boş zamanlarını yeni insanlarla tanışarak, eğlenceli şekilde geçirmeleri için kurulmuştur.

Sosyal Medya

Sizde hemen bizi takip edin!

© Copyright 2020 SohbetGulum.Com - Tüm hakları saklıdır.